Çöpün etkilerinden bahsettiğimiz zaman ilk olarak aklımıza zarar gören hayvanlar, koku, pislik, hava kirliliği gibi olumsuz çevresel etkileri geliyor. İnsanoğlu’nun bu gezegen üzerinde var olmaya başladığı günden bu yana fiziksel ve manevi gelişimini düşününce bir şeylerin ters gitmiş olabileceğini düşünüyorum. Çöpü hiç sosyolojik açıdan değerlendirdiniz mi? Mesela, insanlar yere neden çöp atar ?

Çöpün Sosyolojisi

İnsan Dünya adlı gezegenin nüfusu en az ve en son misafiri. Ancak onlar hem uzaylı olduklarının, hem en azınlık olduklarının, hem de misafir olduklarının farkında değiller. Maalesef ben de onlardan biriyim. Sosyoloji, milyonlarca yıldır yaptıklarımızı bize farkettirmek için henüz bir kaç yüz yıldır farkettiğimiz bir bilim dalı. Bize ne yapacağımızı değil, neler zırvaladığımızı anlatmaya çalışıyor. Bazılarımız fark edip, bazılarımız fark etmediğinde ise beynimizdeki reseptörler yerinden çıkıyor ve öfke, anlayışsızlık ve hatta şiddet uygulanmaya başlanıyor.

İşte böyle böyle biraz geriye gittiğimizde, bilgi alabildiğimiz en eski dönem olarak yazının icadına ulaşıyoruz. Yazıyı bulunca kıtlıktan çıkmış gibi yazmış atalarımız. İşte o tarihten itibaren çok uzun bir zaman hep “nedir” diye sormuşuz. Tıpkı bebekler gibi. O ne, bu ne? İyi tarafımız, en azından sorgulayabilmişiz. Sonra bir gün gözümüz açılmış ve “nasıl” sorusunu keşfetmişiz. Otoriteler sorulardan pek hoşlanmazlar, hele “nasıl” filan gibi sorulardan. İşte o zamanlar işçi olmak, kadın olmak, hatta çocuk olmak bile sorgulanmaya başlanmış. Çatışmalar sonucunda bilincimiz açılmış olacak ki şimdilerde en kızdıran soruyu soruyoruz. ”Neden”?

İnsan bencil, çıkarcı ve tembeldir.

İlk sorudan başlarsak, çöp nedir? Onunla işimizin bittiği şeydir. Çöpü üreten nedir? İnsandır. İnsan aslında en büyük doğal afettir. Daha doğuştan bencil, çıkarcı ve tembeldir. Bir bebeği izleyin bakın, nasıl da uyuyor bu tanıma. Hayatımızı sürdürebilmek için en çok savaştığımız şey zihnimiz aslında. Onu eğitip, terbiye edip, sosyal, paylaşımcı ve çalışkan yapabilmek için didişip duruyoruz. Bunu yapmayanlarla da savaşıyoruz…

Çöp, insan nüfusuyla doğru orantılı çoğalan bir şey. Ona “şey” diyorum, çünkü formu olmayan, içeriği karmaşık bir yapı. Misafiriz bu dünyada ama arsızca çoğalıyoruz. Sıfır yılında 50 milyonken, 1850’de 750 milyon, 1950’de 2,5 milyar ve şimdilerde 7,5 milyar olmuşuz.

Nereden geldiğimizi bilmiyorum ama, henüz kapımızın önündeki paspas sayılacak uydumuzdan daha uzağa gidemediğimize göre, tek kaynağımız Dünya’dan o kadar çok şey çıkarmışız ki, bunlar taş devrinden mikro çip çağına getirdi bizi. Üretirken daha çok satabilmek için allayıp pulladığımız her şey, bize çöp olarak geri dönüyor. Zenginsen çöpün küçülüyor, fakirsen büyüyor.

Açlıktan kıvranan insanlar çoğalırken, yemeğini yemeden çöpe dönüştürenler bunun farkında değil. Az önce içinde su varken değerli olan pet şişe, boşalınca kurtulunmak istenen nesne haline dönüşüyor. İşte onu ortalık yere bırakmak bana vefasızlık gibi geliyor.

İnsanın doğasında olan bir şey de bu vefasızlık işte…

Lütfen vefasızlık edip de bu yazımı çöpe atmayın. Devamı gelecek. Çöp bu biter mi?…

Sevgi dolu saygılarımla…

Mehmet Ali Örgen